Silistra – Bükreş – Transfăgărășan

Dördüncü bölümden devam…

25.06.2015

Sabah saat 07.30’daki ücretsiz feribotu yakalayıp, Tuna’nın karşı kıyısına geçtim. Artık Romanya’daydım ve akşam Bükreş’te olmayı planlıyordum. Fakat, unuttuğum bir şey vardı! Bulgaristan’dan çıkmadan önce, elimdeki Bulgar Leva’larını Rumen parasıyla değiştirmem gerekiyordu. Yaptığım bu dikkatsizlik, feribot hareket halindeyken aklıma geldi. Karşı kıyıda küçük de olsa bir liman, limanda da mutlaka bir döviz bürosu vardır diye düşündüm.

DSC07270

Silistra tarafına son bakış

DSC07283

Tuna Nehri’nde feribotla karşıya geçerken

DSC07271

Tuna Nehri (Romanya tarafı)

İnsan her zaman bu kadar emin olmamalıymış… Feribot kıyıya yaklaşırken, kıyıya doğru baktım da; etrafta değil liman, bina bile yoktu. İndikten sonra, döviz bürosu sorduğum birkaç kişi, Călărași’ye gitmem gerektiğini söyledi. On bir kilometre uzaktaki Călărași şehrine gittim, açık banka ve döviz bürosu aradım. Bankalar Bulgar Levası bozmuyorlarmış, döviz büroları da saat 09.00’da açılıyormuş. Saat dokuza kadar, açık olan ve yeni açılmakta olan hemen hemen tüm bankalara girip, Leva bozup bozmadıklarını sordum. Bir banka görevlisi, bozduklarını söyledi. Çok sevindim ve hemen sıraya girdim. Sıra bana geldiğinde, elimdeki Bulgar paralarını veznedeki kadına uzattım. Kadın önce pasaportumu istedi, sonra bana bir sürü kağıt imzalattı. Yaklaşık on dakika sonra da sistemlerinde hata olduğunu ve paramı bozamayacağını söyledi.

Evden çok erken çıktığımdan kahvaltı yapamamıştım. O banka senin, bu banka benim, koşturmaktan karnım acıkmaya da başlamıştı. Saat dokuz olunca, bu sefer de döviz bürolarını gezdim. Călărași’de sadece bir döviz bürosu Leva’yı bozuyormuş. Paramı bozdurur bozdurmaz, bir fırından birkaç tane gogoşi alıp, açlığımı giderdim biraz.

Bulgaristan’daki Lukoil akaryakıt istasyonlarında şifresiz wifi oluyordu. İnternete girmek istediğimde, hemen bir Lukoil bulurdum Bulgaristan’da… Burada da bir Lukoil ilişti gözüme ve internet vardır düşüncesiyle benzinliğe girdim hemen. Wifi varmış ama şifreliymiş. Kasadaki görevliden şifreyi rica ettim. O da sağ olsun, içeri ofise gitti, dolapları karıştırdı, şifrenin yazılı olduğu kağıdı buldu ve internete girmemi sağladı. Haritadan hangi yolu kullanacağıma baktım ve yola çıkabildim sonunda.

Yola çıktım çıkmasına ama karşımdan nasıl bir rüzgâr esiyordu anlatamam. Ne yapıp ne edip akşam Bükreş’te olmalıydım. Önümde 127 kilometre vardı ve saatte ortalama 15 kilometrenin üstü kârdır deyip, pedallara asıldım. Çok zorlansam da, 17 km/saat ortalama tutturmayı başardım bu rüzgârda. Bu ortalamayı bozmazsam çok geç olmadan Bükreş’te olabilecektim. Nitekim de öyle oldu ve akşam saat 18.30 civarında ikinci sektör tarafından şehre girdim. (Harita için tıklayınız) Bükreş’e gelmeden önce evinde kalacağım arkadaşım Sergiu’yu aradım ve şehir merkezindeki Piata Romana’da buluşmaya karar verdik. Buluşacağımız saate kadar şehirde gezip, fotoğraf çektim.

 

DSC07306

Uzaktan Parlamento binası / Bükreş

prlmnt

Parlamento binası / Bükreş

DCIM100GOPRO

Bükreş

DCIM100GOPRO

Bükreş

DCIM100GOPRO

Bükreş

İyi bir bisikletçi ve bir ironman olan Sergiu’dan, Transfagaraşan tırmanışı öncesinde bilgiler aldım. Her sene 1 Temmuz’da açılan Transfagaşan yolunun son durumunun fotoğraflarını gösterdi bana Sergiu. Geçidin en yüksek yerindeki tünelin iki ağzının da kapalı olduğunu ve bu tünelden nasıl geçebileceğimi anlattı…

Bükreş’te iki gece kaldıktan sonra 27 Haziran 2015 sabahı Bükreş’ten ayrıldım. Bugün mümkün olduğu kadar Transfagaraşan’a yaklaşmak istiyordum. Yolda bir ara telefonuma mesaj geldi. Mesaj Sergiu’danmış… Radyoda dinlemiş; Transfagaraşan yolunun bugün açıldığı haberini veriyordu bana. Daha sonra, yol üzerinde de “Transfagaraşan Deschis” yazan, yani yolun açıldığını gösteren tabelaları görünce biraz rahatladım. Bugün, toplamda 176 km yol yaparak Oeştii’ye geldim (Harita için tıklayın) ve sakin, güzel bir pansiyonda konaklayıp, sabaha dinlenmiş olarak uyandım. Bu geziye hazırlanırken, niyetim Piteşti ya da Curtea de Argeş’te konaklamaktı. Hava kararmadan biraz daha Transfăgărășan’a yaklaşmak istediğimden, Curtea’da durmadım, devam ettim. Bu arada, Curtea’yı çok beğendim. Küçük bir şehir ama turistik ve tarihi güzellikleri dikkatimi çekti.

DSC07332

İşte, beklediğim güzel haber…

DSC07337

Curtea de Argeş

28.06.2015

Sabah, kahvaltımı yaptıktan sonra, saat 11 buçuk gibi Oeştii’den yola çıktım. Güzel Transilvanya köylerinden, dere kenarlarından, ormanın içinden geçerek Vidraru Barajı’na geldim. Buraya kadar keyifli tırmanışlar vardı. Asıl tırmanış, gölden sonra başlayacaktı… Vidraru Gölü bittikten sonra, yaklaşık 1200 metre yüksekliklerdeyken, hafiften yağmur atıştırmaya başladı. Bir yerde durup yağmurluğumu, pantolonumu giydim ve su geçirmeyen ayakkabı kılıflarını ayakkabılarıma geçirdim.

 

DSC07339

Transilvanya köy evleri

DSC07344

Transilvanya köy evleri

DSC07343

Transilvanya’da bir köy evi

DSC07358

Baraj Vidraru

DSC07359

Baraj Vidraru

1285 metreden sonra asıl tırmanış başladı… Eğim çok zorlamasa da, hava gitgide bozuyordu ve üşümeye de başlamıştım. Ayakkabı kılıflarının üzerinde, eksi 10 dereceye kadar koruduğu yazsa da, en çok ayaklarım üşüyordu. Ayakkabılarımda su geçirmeyen kılıf olmasına rağmen, ayakkabılarım su alıyordu. (Bunları Ankara’ya döndükten sonra Dechatlon’a ve Schimano’ya bildireceğim!) Bu yüzden de seyahatin sonları biraz eziyete dönüştü. Bir an evvel tırmanıp, aşağı inmek istiyordum. Zirveye yaklaştıkça hava daha da soğudu, yağmurun ve rüzgarın hızı arttı; sisten neredeyse göz gözü görmüyordu.

DSC07362

Transfăgărășan yolu, 1285 m

DSC07363

Transfăgărășan yolu

DSC07366

Transfăgărășan yolu

DSC07367

Transfăgărășan yolu, 1580 m

 

DSC07372

Transfăgărășan yolu

Nihayet, zirvedeki tünele girdim. Farımı yaktım ve karanlık tünelde ilerlemeye çalıştım. Benim ve diğer araçların ışıklarından başka bir ışık yoktu. Hatta, tünelde araç olmadığında sadece kendi farımın sisteki hüzmesini görüyordum. İçeride havalandırma, ışık vs hiçbir şey yoktu. Tünel kapalı olsaydı, buradan geçmek istemezdim. Çok mecbur kalsam geçerdim belki ama, eminim tedirgin olurdum.

DCIM103GOPRO

Transfăgărășan yolu

DCIM104GOPRO

Tünelde karşılaştığım İspanyol bisikletçi

Evet, bisikletle iki bin metre üzeri ilk tırmanışımı gerçekleştirip zirveye geldim. Niyetim, Balea Gölü yanında çadır kurup, geceyi burada geçirmekti ama sis yüzünden gölü bile göremedim. Yolun kenarında yiyecek içecek satan tezgahların şemsiyelerinin altından birkaç fotoğraf çekebildim sadece ve üzülerek oradan ayrıldım. Yoğun sis içinde, körlemesine yola devam ettim. Ellerim üşüdüğünden frenleri bile zorlanarak sıkıyordum. Konaklayacak bir yer bulana kadar bu şekilde yola devam ettim. Gördüğüm ilk binanın yanında durdum, bir şeyler yedim, kendime geldim… Sonra, bir müddet daha devam edip Cartişoara’da bir pansiyona yerleştim.

DSC07373

Transfăgărășan geçidi, en yüksek noktası; 2034 metre

transfagarasan 001

Transfagaraşan yolu, kuzey tarafı; iniş yolu…

transfagarasan 002

Transfagaraşan yolu, kuzey tarafı; iniş yolu…

 

Transfăgărășan tırmanışı, timelapse videomu izlemek için tıklayın.

Tarih: 28.06.2015
Güzergâh: Oeştii – Transfăgărășan -Cartişoara  (Harita için tıklayın)
Mesafe: 103 km
Gezinin devamını okumak için tıklayın…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s