İtalya (6. Bölüm)

Beşinci bölümden devam…

monticiano 001

Campeggio Oasi kamp alanı (Albinia)

Dün akşam yaptığım yama, lastiğe iyice kaynamış ve lastik şimdilik hava kaçırmıyordu. Çadırımı ve çantalarımı topladım, hiç vakit kaybetmeden Grosetto’ya doğru hareket ettim. Yaklaşık bir saat sonra Grosetto’daydım… Grosetto’da fazla oyalanmadım; iki dilim pizza yedim, alışveriş ettim ve Siena’ya gitmek üzere bu şehirden ayrıldım.

Çok sıkıcı, heyecansız bir yolda gidiyordum ve keyifsizdim. Siena’da olmak için pedal çeviriyordum sadece. Siena’ya 42 kilometre kala, aradığım aksiyonun arkamdan beni takip ettiğini fark ettim ve durdum. İçinde iki tane polis olan bir polis arabası, durmam için beni ikaz ediyordu. Polisler, bu yolun otoyol olduğunu ve burada gidemeyeceğimi anlatmaya çalıştılar, haritalarını çıkarıp, gitmem gereken yolu gösterdiler bana. Yolum 30 kilometre uzamıştı ve ilk durak Roccastrada idi. Rocca, İtalyanca “kale” demek ama “il castello” gibi bir kale değil. Daha çok, gözetleme ve haberleşme amacı olan, yüksek kayalıklara kurulmuş kalelere “rocca” deniyor. Bu da tabii ki, tırmanış anlamına geliyor benim için.

monticiano 002

Greosetto – Siena arasındaki sıkıcı otoyol

Otoyol çok sıkıcı olmasına rağmen, hem rüzgâr benden yanaydı hem de iniş vardı. Taş çatlasa, bir buçuk saatte Siena’da olacaktım. Bu yolda ise rüzgâr ters esiyordu, üstelik oldukça da dik yokuşlar vardı. Neyse, polislerin dediği yola saptım ve rüzgâra karşı yaklaşık 10 kilometre gittim. Yol ayrımından sağa sapıp Roccastrada yönüne dönünce, ilk başta kızdığım polislere, içimden teşekkür ettim. Etrafı yemyeşil bir yolda ilerlerken, Orta Çağdan beri tarihi dokularını korumuş, birbirinden güzel Toskana köylerinin içinden geçmek huzur verdi. O polisler olmasaydı, bu muhteşem yoldan asla geçemeyecektim.

dağ köyü

Toskana bölgesinde sık rastladığım dağ köylerinden biri

 

Tuscany

%18!

 

Roccastrada

Roccastrada

 

Roccastrada

Roccastrada

 

Roccastrada

Roccastrada

 

Roccastrada

Roccastrada’dan manzara

 

Monticiano

Monticiano

 

Monticiano

Monticiano

Toskana, coğrafi olarak tepelik ve dağlık bir bölge. Napoli’ye giderken gördüğüm “Monte” ön adlı dağ köylere, bu bölgede de sıkça rastlamak mümkün. Roccastrada’da bir marketten çikolata alıp yola devam ettim. İnişi, çıkışı bol, keskin virajlı, tam istediğim gibi bir yoldu. Roccastrada’da kalabileceğim yerler vardı ama Siena’ya daha yakın olmak istediğimden, burada durmadım ve devam ettim.

Monticiano çıkışındaki park oldukça sakindi; buraya çadır kurabilirim diye düşündüm. Çadır için düzgün bir zemin ararken, parkta örgü ören bir kadın, buranın çadır kurmak için uygun bir yer olmadığını söyledi bana. Daha sonra, kadının abisinin rahip olduğunu öğrenince, Piazzola’dan edindiğim kilise tecrübesini hatırlayarak, kilisede kalıp kalamayacağımı sordum kadına. Bunun üzerine, kiliseye gittik ve kadın beni abisiyle tanıştırdı. Rahip bana kilise bahçesinde bir yerler gösterdi ama, gösterdiği yer pek öyle geceyi geçirebileceğim bir yer değildi. Rahibe ve kadına teşekkür edip, başka bir yer aramak üzere kiliseden ayrıldım. Kiliseden ayrılırken, kadın bana, kurabiye ve muz ikram etti.

Köyde kendime kalacak yer bakarken, kapısında motosiklet ve bisiklet logoları olan bir otel gördüm. Hemen otele girip boş oda olup olmadığını sordum. Otelde yer yokmuş; bunun üzerine, bahçeye çadır kurmak için izin istedim. Rezervasyondaki adam, bahçeyi sabah yedi civarında terk edersem, bana izin verebileceğini söyledi ve oteldeki kablosuz internetle duvarlardaki prizleri kullanmama da izin verdi. Güzel, temiz, güvenli ve de konforlu bir yer bulmuştum.

Tarih: 30.06.2014
Güzergâh: Albinia – Grosetto – Monticiano (Harita için tıklayın)
Mesafe: 110 km

Siena ve Floransa’ya doğru…

Sadece alarmını kullandığım cep telefonumun sesiyle, saat altı buçukta uyandım. Söz verdiğim gibi, hemen toparlandım ve saat yedide otelin bahçesini terk ettim. Güne erken başladığım için, Monticiano için biraz vakit ayırabilirdim. Yüksek rakımlı bir Orta Çağ köyüydü burası. Renkli panjurlu taş binaları, çiçekli balkonları, kedileri, kilisesi, köy kahvesi ve güler yüzlü insanlarıyla, mutluluk veren bir yer.

monticiano 014

Çadır kurduğum otelin bahçesi

 

Monticiano

Monticiano

 

Monticiano

Monticiano

 

Monticiano

Monticiano

Kruvasan ve sallama çay ile köy kahvesinde minik bir kahvaltı yapıp, Siena’ya doğru hareket ettim. Monticiano’dan Siena’ya kadar, genelde iniş vardı ve Toskana’nın güzellikleri içinden motosiklet hızıyla geçerek Siena’ya geldim. Bu yol, yer yer bana Doğu Karadeniz’i, özellikle de Çamlıhemşin civarını anımsattı. Rosia’ya 2,5 kilometre kala, Ponte della Pia köprüsünü görünce, Çamlıhemşin’deki kemer köprüler geldi aklıma.

Ponte della Pia köprüsü

Ponte della Pia köprüsü

 

Ponte della Pia köprüsü üzerinden

Ponte della Pia köprüsü üzerinden

 

Monticiano - Siena arası

Monticiano – Siena arası

Siena şehir merkezini gösteren tabelaları takip ederek, Siena’nın en eski sarnıcı olan, İlahi Komedya’da da adı geçen, meşhur Fontebranda’nın yanına geldim. Eski Siena şehri ve şehri çevreleyen surlara da oldukça yakındı burası. Yirmi iki günden beri yoldaydım ve en dik yokuşlarda bile 22/20 dişli oranından daha yumuşak bir vites kullanmamıştım. Fontebranda’dan Siena’ya çıkmak için, ilk kez rublemin üçüncü dişlisini kullanmak zorunda kaldım.

Fontebranda - Siena

Fontebranda – Siena

 

Fontebranda - Siena

Fontebranda – Siena

 

Siena

Siena

 

Siena

Siena

Bu dik yokuşu çıktıktan sonra, dondurma kokan, dar Siena sokaklarında buldum kendimi. İtalya’da gördüğüm her şehir, istisnasız şaşırttı beni. Beş altı ayda bir şekli değişen, sürreal bir şehirde yaşayıp, Siena gibi yaklaşık bin yıldır tarihi dokusunu koruyabilmiş güzel bir Orta Çağ şehrine gelince, doğal olarak yaşadığımız ortama dair bazı şeyleri sorguluyor insan. Aslında ben de şanssız sayılmazdım; ne de olsa Orta Çağ kavramına yabancı değildim.

Siena Piazza del Campo

Tarihi Siena at yarışlarının (Palio di Siena) yapıldığı Siena Piazza del Campo

 

Siena

Siena

Surlardan geçip, eski şehre girdiğimde; burnuma dondurma, gofret, çikolata ve bilumum şekerleme kokuları geldi. Pasta gibi bir şehir dedim, kendi kendime… İlk gördüğüm dondurmacıya girdim ve birkaç top dondurma aldım. Dondurmayı yedikten sonra, gezmeye kaldığım yerden devam ettim. Siena Katedrali’ne girmek için, bisikletimi bir apartmanın deposuna kilitledim. Katedrale girer girmez ilk uyarıyı aldım; kilisede şapka takılmıyormuş. 1200’lerin ortalarında yapımı tamamlanmış katedralde Michelangelo’nun, Donatello’nun ve Bernini’nin eserlerini, Piccolomini kütüphanesindeki el yazması kitapları, kütüphanenin tavanındaki freskleri görebilirsiniz.

Siena Katedrali (Duomo di Siena)

Siena Katedrali (Duomo di Siena)

 

Siena Katedrali (Duomo di Siena)

Siena Katedrali (Duomo di Siena)

 

Siena Katedrali (Duomo di Siena)

Siena Katedrali (Duomo di Siena)

 

Bernini (Duomo di Siena)

Bernini (Duomo di Siena)

 

Siena katedralindeki tavan motifleri

Siena katedralindeki tavan motifleri

 

Siena katedralindeki tavan ve duvar motifleri

Siena katedralindeki tavan ve duvar motifleri

 

Siena katedralindeki duvar motifleri

Siena katedralindeki duvar motifleri

 

Piccolomini kütüphanesi

Piccolomini kütüphanesi

Katedralden çıktıktan sonra, şehirde biraz daha gezindim ve Rönesans’ın doğduğu yer olan Floransa’ya gitmek üzere Siena’dan ayrıldım. Trafik işaretlerinin kafamı allak bullak etmesinden dolayı, Floransa yolunu bulmakta biraz zorlandım. Neyse, yine Toskana bölgesinin güzel yollarındaydım ve akşama, sanat kelimesiyle özdeşleşmiş bir Rönesans şehrinde olacaktım.

Siena sokakları

Siena sokakları

 

Siena sokakları

Siena sokakları

 

Siena sokakları

Siena sokakları

 

Siena sokakları

Siena sokakları

 

Siena

Siena

 

Siena

Siena

San Casciano In Val di Pesa dışında önemli bir tırmanışı olmayan, genelde keyifli geçen bir 70 kilometre sonunda, akşam altı civarı Floransa’ya geldim. Şehirde biraz dolaştıktan sonra, yola çıkmadan önce Warmshowers’dan tanıştığım, Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’nde heykel okuyan arkadaşım Erdinç’le buluşmak üzere gara gittim. Kısa bir süre sonra Erdinç geldi, buluştuk ve Erdinç’in arkadaşlarıyla kaldığı eve gittik.

San Casciano in Val di Pesa

San Casciano in Val di Pesa

 

Floransa (Firenze)

Floransa (Firenze)

Tarih: 01.07.2014
Güzergâh: Monticiano – Siena – Firenze (Harita için tıklayın)
Mesafe: 106 km
Şehir içi gezinmelerle: 114 km
Gezinin devamını okumak için tıklayın

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s