İtalya (1.Bölüm)

“Balkanlar, İtalya, Adriyatik ve Dalmaçya kıyıları” yazısının devamı…

Sabah gemide gezinirken, kumarhanede kimsenin olmadığını fark ettim. Kumarhaneye girdim, elektronik cihazlarımı şarj etmek için prize taktım, İtalyanca notlarımı son kez gözden geçirdim. Bu arada güneş doğmuş, İtalya kıyıları da uzaktan yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı. Limana varmaya yakın, otoparka indim, bisikletimi çözdüm, çantalarımı kontrol ettim ve beklemeye başladım. On bir saatlik sıkıcı deniz yolculuğunun, nihayet sonuna gelmiştim. Gemi limana yanaştı, kapı açıldı ve pasaport kontrolü için gümrük bölümüne gittim. Yunanistan sınırında gördüğüm çirkin muameleyi görmediğim gibi, aksine, son derece güler yüzle karşıladı beni gümrükteki görevli. Bisikletime ve çantalarıma şöyle bir baktı ve hoş geldiniz dedi. Bir gezginden ne zarar gelirdi ki zaten?

Evet, artık Bari’deydim. Sabahın erken saatleri olmasına rağmen hava sıcaktı; uykusuz ve de yorgundum. Bari’de biraz gezindim önce; tanımaya çalıştım bu yeni gördüğüm şehri. Sonra bir kafede oturdum, bir şeyler atıştırdım, internete girdim… Fiyatlar oldukça yüksekti; üstelik dışarıda oturmak, içeriye göre daha da pahalıydı. Sıcak havada “içeride bunalırım” düşüncesiyle dışarıda oturduğunuzda, içeride 2 Euro olan sallama çaya, 3-4 Euro civarında bir fiyat ödemeniz gerekiyor. Pizzaya ve diğer yiyeceklere hiç girmiyorum.

 

Bari003

Bari sokakları

 

 

Bari002

Bari’de bir sokak

 

 

Bari007r

Bari sokakları

 

 

bari

Bari

 

 

Bari004

Teatro Margherita (Bari)

 

 

Bari005

Teatro Margherita (Bari)

 

Vizem yeterli olsaydı, bu güzel şehirde birkaç gün kalırdım ama, maalesef iki hafta sürem vardı ve İtalya’daki ilk hedefim olan Napoli yakınlarındaki Pompei antik kentine gitmem gerekiyordu. Şehirde biraz daha gezinip fotoğraf çektikten sonra Napoli’ye gitmek üzere yola koyuldum. Evet; asıl komedi de bundan sonra başlıyor.

Bari’den çıkmadan önce, yolda birkaç kişiye, Napoli’ye hangi yoldan gidileceğini sordum. Değişik cevaplar geldi; trenle git diyen oldu, gitme diyen oldu, gidemezsin diyen oldu, oraya gidilmez diyen oldu… Sonunda Motosikletli birisi, kendisini takip etmemi ve gösterdiği yoldan gitmemi söyledi. Bari’den çıktıktan sonra, deniz kıyısını takip ederek, motosikletli adamın gösterdiği yolda bir müddet devam ettim, sonra garanti olsun diye bir kişiye yol sorma gafletinde bulundum. Yol sorduğum yaşlı adam, farkında olmadan beni Bari’ye yönlendirmiş. Bizde Ankara Asfaltı, Samsun Asfaltı, Londra Asfaltı, İzmir Caddesi gibi sokak ve cadde isimleri olur ya; Bari’de de Via Napoli diye bir cadde varmış ve amca haklı olarak, benim üç yüz kilometre uzaktaki Napoli’ye bisikletle gitmek isteyeceğimi tahmin edememiş. Yaşlı adamın dediğini yaptım ve bir de ne göreyim? Bari’ye gelmişim yine… Neyse, ana yolu buldum ve Trani’ye kadar gittim. Trani’de, meydan gibi bir yerde güzel bir bit pazarı vardı. Bit pazarları önemlidir benim için… Seyahate çıktığımdan beri gördüğüm ilk bit pazarıydı burası ve biraz gezindim tabii.

Trani003

Bit pazarı (Trani)

 

Trani002

Bit pazarı (Trani)

Sonra, iki haftanın bana yetmeyeceğini düşünerek gara gittim ve Bari Napoli arasında vakit kaybetmemek için Napoli’ye trenle gitmeye karar verdim. Günlerden Pazar’dı ve gişeler de dahil olmak üzere, her yer kapalıydı. Bilet almak için, gardaki otomatik makinelere yöneldim. Regionale ve Intercity kavramlarıyla, işte bu sırada tanıştım. Regionale biraz daha ucuz gibi görünse de, Napoli’ye gitmek için 3-4 şehirde aktarma yapmam gerekecekti ve her birine ayrı ayrı bilet aldığımda, bana daha pahalıya mal olacaktı. Ben de Intercity treni için yaklaşık 30 Euro ödeyerek Napoli’ye bilet aldım ve trenimin gelmesini bekledim. Tren geldi, bir vagona yöneldim ve… O da ne? Tren görevlisi bisikletimi trene alamayacağını söylemeye çalışıyordu.

“No bici, no bici, no bicicletta, noooo…!”

Adamla yaşadığımız hararetli tartışmanın sonrasında, tren hareket etti ve ben de o kadar eşyayla garda kalakaldım. İngilizce bilen birisi; İtalya’da buna benzer durumların sık yaşandığını, Barletta’daki nöbetçi gişe memurundan, belki bilet paramı geri alabileceğimi söyledi bana. Kendisine teşekkür ettim ve Barletta’ya doğru hareket ettim.

Barletta’ya gelir gelmez, hemen tren istasyonunu buldum ve nöbetçi gişe memuruna derdimi anlatmaya çalıştım. Memurun İngilizce konuşuyor olması da büyük bir şanstı benim için. Yabancı olduğumu, trenlere bisikletin alınmadığını bilmediğimi, bilet aldığım yerde bisikletin trene alınmaması ile ilgili bir uyarı vs olmadığını söyledim ve 30 Euro’yu geri istedim. Treni kaçırdığımı ve bana para iadesi yapamayacaklarını söyledi görevli. Treni kaçırmamıştım oysa… Yaklaşık 40 dakika, belki de daha fazla bir süre, adamla bunu tartıştıysak da paramı geri alamadım. Tartışmanın sonunda bana bir dilekçe imzalattı. Dilekçeyi gar müdürüne ileteceğini söyledi. Eğer onlar onaylarsa, para hesabıma yatacakmış. “Regionale” trenlere bisiklet alınıyormuş ve bu trenlerden biriyle Napoli’ye gitmemi önerdi adam. Bir sürü aktarma yapacaktım, ekstra para, saatlerce yol; sinirim de bozulmuştu… 30 Euro para kaybedip üzerine bir o kadar daha para harcamak istemedim ve saat çok geç olmadan Barletta’dan ayrıldım. Bu arada, İtalya’nın bütün şehirlerinde, köylerinde, kasabalarında olduğu gibi Barletta’da da muhteşem bir mimari var ve tarih burada da korunmuş. Zamanım kısıtlı olduğu için bu güzel şehirde de fazla kalamadım.

İtalya’daki ilk günümde biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Her yer kapalıydı; bütün dükkânların, akaryakıt istasyonlarının, marketlerin kepenkleri inmiş, neredeyse yaşam belirtisi yoktu ve moralim çok bozulmuştu. Napoli batıda olduğu için, kafama göre bir yoldan batıya döndüm ve öylece pedal çevirdim. Yaklaşık 25 kilometre sonra Canosa di Puglia şehrine vardım ve burada kendime kalacak yer aradım. Otellerin gecelik fiyatları 75 Euro civarındaydı. Benim için oldukça yüksek bir rakamdı ve başım her sıkıştığında otelde kalmak, üstelik pahalı otellerde kalmak, bu seyahatin felsefesine de tersti .

Fiyat sorduğum otellerden biri, beni yakınlardaki “Villa Caracciolo” adlı restorana yönlendirdi ve oradakilerin bana yardım edebileceklerini söyledi. Adamın dediği restorana gittim… Oldukça lüks bir mekandı; böyle bir yer beklemiyordum açıkçası. Mekanın sahibi, tarihi bir binayı restore edip, lüks bir restoran yapmış. İçeri girdim, restoranda çalışanlarla tanıştım. Çok iyi, neşeli ve samimi insanlardı… Beraber pizza yedik, bira içtik, uzun uzun sohbet ettik. Bana yer bulmak için geç saatlere kadar uğraştılar, yakınlarını, arkadaşlarını vs aradılar. Belki istedikleri gibi bir yer bulamadılar ama iyi niyetlerini, yardım çabalarını, en önemlisi de güzel muhabbetlerini hayatım boyunca unutmayacağım ve kendilerini sevgiyle anacağım.

Gecenin on bir buçuğunda, restoranın yakınlarındaki bir parkın güvenli olduğunu, oraya çadır kurabileceğimi söylediler. Restoranda çalışanlardan biri, motosikletiyle bana yol gösterdi ve dedikleri parka gittik. Bir ağacın altına çadırımı kurdum ve sabaha kadar deliksiz bir uyku çektim. Gece restorandan ayrılmadan önce, çantama balık konserveleri, şişe şişe su, ekmek vs koydular ısrarla. Hayal kırıklığıyla başlayan İtalya macerasının ilk gününde, bu güzel insanlarla karşılaşmak moralimi düzeltmişti.

Sabah olunca tekrar restorana gittim, arkadaşlarla vedalaştım ve Napoli’ye gitmek üzere yola koyuldum.

 

1

Sabah hazırlığı (Canosa di Puglia)

 

 

2

Giosuè Gilberto

Danilo Vurchio’ya, Giosuè Gilberto’ya, İtalya’da yediğim en güzel pizzayı yapan Antonio Mansi’ye ve ismini hatırlayamadığım diğer arkadaşlara selamlar, sevgiler… (Saluti e auguri ai miei amici Danilo Vurchio, Antonio Mansi, Giosuè Gilberto e gli altri …)

Tarih: 22.06.2014
Güzergâh: Bari – Trani – Barletta – Canosa (Harita için tıklayın)
Mesafe: 92 km
Şehir içi gezinmelerle birlikte: 107 km
Gezinin devamını okumak için tıklayın

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s