Ankara Konya 14.08.2014

DSC06498r

 

Balkanlar, İtalya, Adriyatik ve Dalmaçya kıyılarında yaptığım 4057 kilometrelik seyahatin akabinde, 43 günde kazandığım tempoyu bir anda düşürmemek amacıyla, fırsat buldukça uzun mesafe gezileri yapmayı planlıyordum. 14 Ağustos sabahı, saat 07.25’te Gençlik Caddesi’nden yola çıktım ve önce Akdeniz Caddesi’ne, devamında da Eskişehir yolundaki yoncadan dönerek Konya yoluna saptım.

1Hava çok sıcaktı; Konya’ya devam edip etmeme konusunda kararsızdım. 75-80 km gider, bir yerde bir şeyler yer, geri dönerim diye düşünüyordum. 81. kilometrede, Kulu yakınlarındaki TŞOF Tesisleri’nde mola verdim. Bu arada, ortalama hızım da fena sayılmazdı… 2Başlangıçtaki, İncek – Gölbaşı yol ayrımının olduğu yere kadarki yaklaşık 10 kilometrelik yokuş hızımı kesse de, saatte 32 kilometrelik bir ortalama hızı koruyarak, TŞOF Tesisleri’ne vardım. Ayran-soda karışımı içtim, protein ihtiyacımı karşılasın diye de üç adet haşlanmış yumurta yedim… Biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyuldum.

160. kilometrede, Cihanbeyli girişinde arka lastiğim patladı. 3Yürüyerek şehir merkezine gittim, uygun bir yer bulup, patlayan lastiğe yama yaptım. Yama iyi yapışsın diye lastiğe hemen hava basmadım; beklerken de bir lokantada kuzu şiş yedim.

Lastiğin patlaması hızımı kesmiş, keyfimi kaçırmıştı. Cihanbeyli’den çıktıktan 20 kilometre sonra, yamadığım yer açılmış ve arka lastiğim yine inmişti. Bir benzin istasyonuna girdim, lastiği tekrar yamadım ve yola devam ettim. Başka bir sıkıntı yaşamadan, akşam 19.30 civarı Konya’ya vardım.

Lastiği tamir ettiğim benzin istasyonundan 4sonra, yaklaşık 60 kilometre boyunca, Konya yönünde benzin istasyonu yoktu. Mataramdaki su bitmişti, çok susamıştım ve de yorulmaya başlamıştım. Konya’ya 26 kilometre kala, karşı şeritte bir Opet buldum ve refüjden karşıya geçtim. Sıvı, mineral, şeker ihtiyaçlarımı karşıladıktan kısa bir süre sonra kendime geldim, yorgunluğum da geçti ve yaklaşık 45 dakika sonra Konya şehir merkezine ulaştım. Emniyet Müdürlüğü’nün yakınlarındaki Havzan Etli 5Ekmek’te, bu gezinin ödülü olan 1 porsiyon etli ekmeği yedikten sonra Ankara’ya dönmek için tren garına gittim. Son trenin saat 21.00’da kalktığını ve trenle dönemeyeceğimi öğrendikten sonra tekrar şehir merkezine gittim ve tramvaya binip otogara gittim.

Otogarda, gece saat 12’ye bilet buldum bulmasına ama, yine muavinlerle, bisikleti bagajda taşımama konusunda klasik diyaloglar, tartışmalar vuku buldu. Bisikletten neden bu kadar korkuluyor, anlamıyorum. Otobüslerin bagajlarında hayvan, çek-yat, motosiklet, çuvallar dolusu patates, soğan, sarımsak vs taşındığını gördüm ama ne hikmetse bisiklete çok şiddetli bir tepki var. Gidonu saymazsanız, geneli 4-5 cm, en kalın yeri ise 14-15  eninde, 1,70 metre boyunda, 8,5 kiloluk bir objeyi hala neden taşımak istemezler, aklım almıyor!

Geçen ay İstanbul’dan Ankara’ya dönerken, Nilüfer Turizm’in yaptığı saygısızlığı hala unutmuş değilim! Yolcunun biri, herkesin gözü önünde, kilolarca koliyi bagaja yükledi ama yine laf benim bisikletime geldi. Bisiklet taşınmasının yasak olduğunu gösteren hiçbir yazılı ifade yok. Bisiklet bir yüktür ve otobüste taşınması gerekiyorsa da taşınacaktır. Neyse, uzun lafın kısası, zor olsa da sabaha karşı saat 04 civarında Ankara’ya geldim.

Seyahatlerimde, kendime kısa mesafelerde hedefler koyarak seyahatin daha keyifli geçmesini sağlarım. Bu yolculuktaki tek hedef, 260 kilometre sonra yiyeceğim etli ekmek olduğundan, yolculuk hakkında çok olumlu şeyler söyleyemeyeceğim. Önemli bir zorluğu olmayan, aynı zamanda ormanı, denizi, fazla görsel bir güzelliği de olmayan bir 260 kilometreydi. Her yerde, Torku’nun yeşillendirme çalışmalarını gösteren tabelalar olsa da, bu çalışmaların uzun yıllar sonra şekilleneceğini bilmek çok üzücü…

Seyahat esnasında çok durakladığım için teknik detay vermek istemiyorum. 12 saatte süren yolculukta, yaklaşık 8 saat pedal çevirmişim. Bisiklete bindiğim süre içinde de ortalama hızım 32 kilometre/saat civarındaydı. Gezi, Cihanbeyli’den sonra sportif olma özelliğini yitirip keyfi bir seyahate dönüştü. Çok fotoğraf çekemedim ama, Konya’nın girişinde gördüğüm bu uçağın fotoğrafını da paylaşmak istiyorum.

6

 

7

 

 Ankara – Konya seyahati güzergâhı:

 

 

 

Reklamlar

Ankara Konya 14.08.2014” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s